Thursday, December 31, 2015

Mats Jonasson Concept Store

When I was visiting old town in Stockholm I have found this store with lots of beautiful glass arts. I have just jump into the store and got lost over there.
Stokolm'de eski sehri gezerken bu magazaya rastladim ve hemen iceri daldim daldim da kendimi orada kaybediverdim.

There are very nice glass figurines and I am sure you will be finding most beautiful one for your soul. I wanted to have something which will remind me Stockholm and I have chosen the Viking one as Sweeden is country of Viking's. 
Magazada herkesin ruhuna uyacak cok guzel figurler var, ben bana Stokolm'u hatirlatacak birsey secmek istedim ve Viking olan bir tanesini sectim. Hepinizin de bildigi gibi Isvec Viking'lerin ulkesi.
You will see some of their product in the pictures below. There are some limited edition ones which are very expensive. The owl one is only 7 pieces in the world and its price is over 7000 GBP. 
Asagidaki fotograflarda bazi urunlerinden ornekler goreceksiniz. Bu urunlerden bazilari sinirli sayida uretilmis. Mesela baykuslu olani dunyada 7 taneymis e haliyle boyle olunca da fiyati da ona gore otomatik olarak pahali oluyor ne kadar mi yaklasik 35000 TL. 

Whenever you buy one of those ones, please do not forget to buy light base as well. With light, it looks much more better. Do you wonder how much I have paid for it? Okay I will not be making you more suspicios :). For glass art: 1099 SEK and for light base which is wooden and nice 299 SEK. 
Bu guzel cam isi sanatsal objelerden bir tane aldiginizda mutlaka altina gene el yapimi tahtadan aydinlatma altligini almayi unutmayin olur mu? Ikisi birlikte cok şık duruyor. Ne kadar odesigimo merak ediyorsunuz degil mi haydi sizi daha fazla merakta birakmayayim. Viking yelkenlime 1099 SEK odedim ve altliga da 299 SEK odedim. 
Address and contact details: 
Adres ve iletisim bilgileri:
Info@matsjonassonconceptstore.se
Västerlånggatan 23
111 29 Gamla Stan
Stockholm Sweeden. 
Tel: +46 821 9686

Wednesday, December 30, 2015

Rygerfjord Stockholm

had to change my plans for visiting Stockholm. I was planning to come here on 31st of December but later I have thought it would be difficult for me to catch New Year evening party. When my plans were changed, I could not get room my hotel which i have booked earlier for my rest of holiday. I have selected a hostel from booking.com. 

Stokolm gezimde olanlarimi degistirmek zorunda kaldim. Aslinda 31 Aralik'ta gelecektim ama boyle yaparak yeni yik oartimi kaciracagimi dusundum. Planlarimi degistirince asil kalacagim otelde yer bulamadim ve booking.com dan kendime bir hostel sectim.

I have never stayed in a hostel in my life therefore i have selected a room with a private bathroom. Don't expect something bigger, this is a ship and everything you get in the rooms are like miniature. I am not a type of person will be happy in a hostel but I like this one. It has suggested by many people in booking.com and tripadvisor. Do I recommend? Yes I do. First of all staff is really nice. Cleaning of the room and shared areas are excellent. It can be comparable with a 5star hotels. I also had breakfast which has wide range of selection considering a hostel and can compare with even 3-4 star hotels breakfast even you get spreadable caviar and 2 different selection of herring which i could not eat in the morning.
I have paid 85 SEK for the breakfast and 742 SEK for the room. It is high price for hostel but It is reasonable for Stockholm. If you are a type of person who would like to stay in hostel please try to stay here. I regret not to share any moment in the bar last night because I was feeling cold but all comments about the bar was really nice. 
Ben hayatimda hic hostelde kalmamistim bu nedenle ozel banyosu olan bir oda sectim kendime aman cok fazla alani olan bir oda dusunmeyin sakin burasi bir geminin kamarasi oldugundan hersey minyatur. Ben hostel'lerde kalarak mutlu olacak biri degilim ama burayi gercekten sevdim ve onerir miyim sorusuna cevabim evet. Herseyden once odalar ve paylasim alanlari 5 yildizli bir oteli aratmayacak kadar temiz. Kahvaltida da gercekten 3-4 yildizli bir otelle karsilastirilabilecek kadar degisik secim imkanlari var. Hatta balik ve havyar secenekleri bile var. Kahvalti icin 85 SEK odedim ve oda icin ise 742 SEK odedim. Elbette hostel icin yuksek bir ucret fakat Stokolm icin gayet de hesapli bir ucret. Eger hostellerde kalmayi sevuyorsaniz size mutlaka burayi oneririm. Dun aksam barina gelemedigim icin uzgunum biraz soguk alginligi baslangicim olmustu. Ama  bar icin olan yorumlar da cok iyiydi. 


Vapiano Stockholm

Vapiano benim gibi Italyan mutfagini sevenlerin vazgecilmezi olmaya aday bir restaurant.

Bu aralar makarnayi cok fazla tukettigimi dusunerek menuden benim lezzetime uyacagina inandigim bir risotto sectim.  Risotto Crema Di Funghi tam da sevdigim gibi matarli falan 99 SEk odedim, elbette yanina da olmazsa olmaz Italyan sarabimizi aldik zinfandel Orion Sarabi imis her ne demekse ama sanirim ictigim en lezzetli kirmizi saraplardan biri. Saraba ne kadar mi odedim o da 99 SEK. Yani 60 liraya bir aksam yemegi yemis oldum saat 3'de hava karardigi icin kendimi yemeye vurdugumun resmidir.

Elbette makarnalari da cok lezzetli buranin bir de size sir vereyim ana caddedeki restaurantlarda makarna 179 SEK buranin neredeyse 30% fazlasi ya da iki kati. Hem ortami keyifli hem yemekleri lezzetli.. Avrupa'da bir cok yerde Vapiano var.
Kapidan girince size bir kart verecekler tum alis verisinizi o kart ile yapacaksiniz yani self servis. Sonrasinda cikista kasada odeyeceksiniz. 
Birden dusumdum de ayni yemegi Bagdat Cadde'sinde de iki katina yerdik sanirim. Keyifli okumalar. 

Sunday, November 29, 2015

Yumurta - Mantar bandirmaca

Dun bizim Stoke'daki Hayat Market'e gidince klasik pide aldim. Pideyi alinca bunu guzel bir yumurtaya banmak lazim demeden de kendimi alamadim.


Once elbette mantarlari guzelce soyuyoruz ve yikiyoruz. Sulanmasin diye yikamayanlar da olabilir. Sonra onlari guzelce firin tepsisine koyuyoruz. Uzerine tuz serpiyoruz benim tercihim himalaya tuzu kullaniyorum. Uzerine de istedigimiz kadar tereyagini koyuyoruz ve onceden isittigimiz firina atip 5-10 dk pisiriyoruz. Uzerine rendelenmis kasarlarimizi koyup tekrar firina atiyoruz. Bu arada kaynayan suya yumurtalarimizi kirip hasliyoruz. Hasladigimiz yumurtalari mantarlarin uzerine koyuyoruz. Uzerine pul biber serpiyoruz ve en onemlisi ekmegimizi bana bana yeme kismi elbetter afiyet olsun 😊



Friday, November 13, 2015

Kilorik - Diyarbakir yoresinden

Adini bir turlu ezberleyemedigim bu yemek bir harika. Diyarbakir'in ana yemeklerinden oldugunu ogrendigin bu yemegi ilk kez arkadasim Osman Guven ve Aylin'in evinde yesim onlarin ki benim yaptigima gore daha sulu idi ama ikisinde de lezzet muhtesemdi.
Oncelikle ince bulgur, 250 gr kiyma, bir tatli kasigi aci biber salcasi bir tutam tuz. Hepsini birlikte yuguruyoruz ve ufak kofte toplari yapiyoruz.
Duduklude 1 buyuk boy sogani kucuk kucuk dograyip kavuruyoruz. Soganlarin kavrulmasina yakin carliston ve aci sivri biberleri de dograyip soganla birlikte biraz daha kavuruyoruz. Sonra gene kucuk kucuk dogradigimiz domatesleri biraz pisirip istege gore domates ve biber salcalarimizi da ekleyip biraz daha kavuruyoruz aman soganlari yakmayalim. 
Duduklumuze daha onceden ilik suda islattigimiz yesil mercimeklerimizi de ekleyip bir de buyuk patates rendeleyip koftelerimizi de ekleyip uzerine 4 parmak cikacak kadar su koyup duduklude 15 dk dan fazla olmamak uzere pisiriyoruz. Afiyet olsun. 

Salatalik Tursusu

Daha once yaptigim tursum bir efsane olunca sizinle de paylasayim bu sefer tarifini istedim. Tarif tabii annemden ve ablamdan.

4-5 adet orta boy sogan
1 bas sarimsak
2 corba kasigi kalin tuz
1 corba kasigi seker
1 litre su

Soganlari 8 parcaya boluyoruz. Sarimsaklari ikiye uce boluyiruz. Tuzu ve sekeri koyup bir litre suda kaynariyoruz. Sogumaya burakiyoruz.

Bu arada salataliklari yikiyoruz. Kavanozumuz da hazirsa biraz hazirladigimiz karisimdan kavonoza koyuyoruz sonra uzerine salataliklari boylece kavanoz dolana kadar devam ediyoruz. Kavanoza koydugumu bu su zamanla tasacagi icin kavanozun altina bir kap koyuyoruz. 2 hafta bekleyelim lutfen yemeden once.
Afiyet olsun

Sunday, November 8, 2015

Bir kahvenin 40 yil basari oykusu

Bu fotografta gordugunuz ailemizin cinarlari artik hayatta degil. Soldan saga babacigim, annemin amcasi Mustafa Efendi, onun yanindaki annemin babasi ve en sondaki de enistem Ilhan. Babam ve enistem parkinson hastasiydi ama ikisi de parkinsondan olmedi.
Asil anlatacagim hikayeye geleyim. Biz ben universiteyi ilk kazanamadigim sene Gebze'deki Cayirova Ziraat okulunda oturuyorduk. O sene cok uzuntuler geldi ust uste. Annem ameliyat oldu, babacigim hasta ablam uzakta falan filan. Ben tabii beklenen performansi veremedim ve de kazanamadim. Gebze postanesinden sonuclarimi aldim geliyorum zaten agliyorum ve yolda uc kizi olmasina ragmen "kiz dusmani" Mahmut amca ile karsilastim. Bana ne yaptin bakayim dedi. Kazanamadim dedim en urkek sesimle. O da bana bahhhh hep oglanlar kazaniyor dedi nispet yapar gibi. O sene de Cayirova'dan iki arkadasim Makina Fakultesini kazanmislardi biri ITU digeri ODTU. Eve kendimi nasil attim bilemiyorum. Cok kotuydum hemen babamin dizinin dibine oturdum o titreyen eliyle basimi oksadi. Kizim dedi Mahmut ancanin lakabi ne Ayiiiiik dedim (simdiler de kotu insanlara iyi hayvanlarin lakab olarak takilmasina kesinlikle karsiyim).
Sonra ben cok calistim ve tekrar iki asamali sinavima girdim. Sinavda her yaptigim sorunun dogru oldugunu anliyordum. Sadece 1 matematik yanlisim vardi. Hatta dersane hocam Yildiray bey inanmamisti aslinda en iyi ovrencisiydim.
Sinav sonucumu Giresun'da en kucuk teyzemin dugun gunu ogrendim butun ailem oradaydi herkes beni kucaginda tasimisti cok guzel bir gundu. Hemen Mustafa Efendi Amca'min evine kostum mujde vermek icin okumamiz onun icin de cok onemliydi. Bu fotograf o sene cekilmisti. Mustafa Efendi ancam beni sirtinda ust kata kadar tasidi tum yalvarmalarima ragmen. Sonra gelininden yani en buyuk teyzemden bir kahve yapmasini istedi ve o kahvenin tadini asla unutmam ictigim en lezzetli orta sekerli kahveydi neden biliyor musunuz kahveyi bana servis eden de Mustafa Efendi amcamdi. Evinde tum Giresun'a velen mebus uyelerini agarlayan tum koyun onunde tir tir titredigi bu dag gibi adam benim gibi minnacik bir kizin basarisinin onunde yerlere kadar egilmisti. O zamanlar 40 kilo falandim boy 1:50. Nereyi mi kazandim iste orasi ilginc ben hatirlamiyorum bile boyle bir tercih yaptigimi ITU Makina 😊. Isteyerek yapmadim bu tercihi ama isimi cok sevdim, sanirim cok da basarili oldum. O kahve bana 40 yil basari getirdi sanirim.

Friday, November 6, 2015

For Sale Bar - Budapeste

Yemekten donuyordum gecerken bir yer ilgimi cekti mutlaka buraya bir gelip bakayim ne var ne yok dedim aman ne iyi etmisim. 2012 yilinda four square den excellence odulu almis. Foursquare'deki yorumlarini okudum da elemanlarin soguk oldugunu, sarabin pahali oldugunu falan gordum yazilanlararasinda. Ben saraba 800 HF verdim ama onun yaninda muzigimi dinledim ve yer fistiklarimi yiyip yiyip kabuklarini yere attim. Elemanlar da bana gayet tatli geldi ne yalan soyleyeyim. Dekoru cok cok komikti asil zaten amacim da o komik dekoru gormekti. Tum gelen musteriler duvarlara kendilerinden birseyler asmislar, kimim yazmis, kimi fotografini asmis kimisi de kartvizitini asmis. 
Menusu hakkinda da cok guzel seyler okudum ben de soyle bir bakmistim sayfalar dolusu bir menu vardi kitap gibi oku oku bitmez. Gulas corbalari efsane imis. Ayrica menuleri de cok buyukmus. Mus mus... Bir dahakine kismet olursa orada yeriz. 
Hergun canli muzik varmis. Adamin sesine ve soylenen tum sarkilara bayildim, bir de kadin sarkici vardi, o da fena degildi. Ortami bence muzikleri ile cok daha guzellestirmislerdi.
                          

Solistlerin hemen onunde bir sebet duruyor onlara da bahsis birakmayi unutmayin derim :).

Bir de nerede oldugunu yazarsam sanirim bu blogu da tamamlamis olacagim.

     
Google'dan alinmistir.

Ice bar in Budapest

I am not sure how many times I have been to Budapest and I never been this nice place. It's minus 4, not very cold but they provide you hoddies and gloves to hold your ice glass :), like it. Very small but still makes money. I have paid for one drink 10 euro. Actually I paid for experience not for the drink. 
It is in the end of Vaci Utca Street.

                      
      Enjoy your visit. Ice evenings :)

Mazel TOV - Israil Restaurant - Budapeste

.Dun aksam Budapeste sokaklarinda dolasirken kapisi bizi kendine cekti Mazel Tov'un koacaman buyuk bir eski guzel desenli bir kapidan iceri girdik ve restaurant tamamen doluydu ve yarin icin bile yer yoktu. Neyse tum sirinligimi kullanarak, yarina saat 18:00den once gelmek sarti ile bir masam olabilecekti.
Geldim guzel farkli bir atmosfer heryerde kopek fotograflari olmasi elbette benim icin cok cekici.
                         

Menuden neler secmedim ki!... 
       

Grilled eggplant, yani izgara edilmis patlican uzerinde kup seklinde dogranmis domatesler ve tahin sosa bulanmis bir sekilde servis yapildi. Lezzetliydi, buradaki sorun baslangic menusunun ve tatli menusunun sanirim cok zayif olmasinda.

Bu ilk secimim icin 1190 HF odedim. Patlican yaninda falafel (baharatli sebze koftesi) de siparis ettim tadina bakayim diye ve gercekten falafeli cok lezzetli buldum. 3 Falafel icin 300 HF odedim. 

Ana menu icin kebap mi secsem sunu mu bunu derken garsonun israrlarina dayanamayarak; Merguez'i sectim. Merguez 3 adet Fas'lilarin baharatli sosislerinden olusan bir yemek pita ekmek uzerine konulmus yaninda da izgara kirmizi turp ve tahin sos ne yalan soyleyeyim bu tahin sostan hic hoslanmadim ama yanindaki malbucha salatasi cok lezzetliydi, malbucha salatasi bizim kozlenmis birerin domates sosu ile karistirilmis hali. Bu yemek icin odenecek rakam 1990 HF.

Yemekte ne mi ictim mürver limonatasi yani Elderberry lemonade. 

                           
Menude vejeteryan secenekleri de cok fazla.

Tavsiye eder miyim? Hani Budapeste'ye geldiniz ve artik biraz kendi lezzetinize yakin bir lezzet aradiniz ya da domuz eti var mi yok mu diye dusuncelerden uzak guzel bir ortamda yemek yemek isterseniz burasi tam size gore ama benim beklentilerimi cok da karsilamadi desem yeri var. Vasat bir kebabci kalitesinde bir yer.

Ama herzaman dolu olmasi da burada cok tutuldugunun da bir gostergesi. Karar sizin. 

Giriste sizi sicak bir nane cayi ile karsilayan guzel kizlar bulacaginiz bu yerin tadini cikarmanizi dilerim.

Adres:
Akácfa Utca 47 - Budapeste.

Sevgilerimle....


    




Tuesday, October 27, 2015

Ronda Mechelen

Ronda Mechelen-Belcika'nin tam merkezideki Vis Markt (Balik Pazarinda) lezzeti ile bir efsane haline gelmis bir Fas Looantasi. Iceriye girdiginizde icerideki dekorasyon ve muzikler sizi elbette Fas'a dogru harika bir yolculuga ckaracaktir. Orada yiyebikeceginiz herseyin gercekten tadina varacaksiniz. Benim favorim lamb and plum tagine (kuzu etli erik tajin). Erik gercekte  ete cok yakisiyor. Ben daha once de erikli bir tarif paylasmistim oradaki erikler can erigi bu ise mor erik. Normalde tatli ve tuzlu karisinca asla yiyemeyen ben resmen bu yemegin bagimlisiyim.

Genelde baslangic icin bir yemek sotlemiyordum Ronda'da cunku porsiyonlari gercekten cok buyuk ama bugun cok mu acim ne? Bir dr meze tabagi soyledim. Meze tabaginda humus, patlicanli zeytinli bir meze ve de kizartilmis havuclar. Meze de dikkatimi ceken ortak tad kimyon oldu. Hepsindeki kimyon miktari cok iyi dengelenmisti. 
Restaurant'ta elbette bizim ince bulgurla irmik arasinda buyuklukte ve adina kuskus denilen bakliyat ile yapilan yemekler de elbette denemeye deger lezzetler arasinda. Menu genis fiyatlar uygun. Benim yedigim tagine 17 Euro idi mesela. Yaninda elbette Cava. Belcika'ya gelip de Cava icmemek elbette olmaz. Yemegin uzerine sakin cay icmeyi unutmayin olur mu?.
Yolunuz Mechelen'e duserse mutlaka ugrayin derim. 

Thursday, September 10, 2015

Bogurtlen Receli

Su aralar gezdigim her yelerde bogurtlen yemekten bir hal oldum, dedim ye ye nereye kadar bir de recel yapiver ☺️. Bogurtlen mevsimizi kacirmayinnnnn :)

                      

Annemden aklimda kalanlarla basladim ise, ilk kez recel yapiyor olmanin inanilmaz heyecaniyla basladim ise. 
Malzemeler:
1.5 kilo Bogurtlen
1.3 kilo seker ( ben kahverengi seker kullandim). Annemin olcusu aslinda bire bir ama ben biraz az koymayi tercih ettim.
Yarim limon suyu.
                           
                       


Once bogurtlenleri tencereye koyup uzerine sekeri ilave ediyoruz ve herkesin yaptigi gibi 4 saat falan oylece sulanmasini bekliyoruz, valla ben bosuna bekledim hic sulanmadi. Tencereyi once ocakta en kisik ateste beklettim 10-15 dk kadar sekerler suyunu birakti ve 15 dk da harli ateste tahta kasikla ezmeden karistira karistira pisirdim. Sonra uzerine yarim limon suyunu ilave edip karistirdim ve 3-5 dk arasinda gene piisirdim. Sonra da kavanoza koydum... Buradan sonrasi cok komik, bir sitede kavanoza sicak koyun ters cevirin demis, sacma gelmisti ama denemek istedim sizlerle paylasayim diye ne mi oldu fiskirdi.... Neyse bekleyin sogusum sonra agzini kapatirsiniz.

Afiyet olsun...

Saturday, September 5, 2015

Turk usulu midyeli tisotto

Insan midyeyi ve pirinci sevince aklina turlu yiyecekler gelebilir benim gibi. Tek kisi oldugum icin tek kisilik yaptim bu sefer.
2 kucuk sogan
1 dis sarimsak
1 kase dolusu haslanmis midye
Bolca karabiber
Biraz kalin tuz, isterseniz normal tuz
Isteginize gore maydonoz
1 cay bardagi dolusu pirinc. Ben risotto pirinci kullandim ama iri baldo da olur elbette.
Once soganlari kup kup dograyip, zeytinyag ile pembelesinceye kadar tuz ile birlikte kavuralim icersine ince dogranmis sarimsagimizi da ilave edelim. Daha sonra yikadigimiz pirincleri ilave edip birkez karistirip pirinclerin uzerine 1 parmak kalinliginda cikacak kadar su ilave edelim.
Simdi sira midyelerde onlari da ilave edip, tenceremizin kapagini iyice kapatalim. Once harli ateste sonra kisik ateste pisirelim. Pisince uzerine bolca  karabiber ve hazirladigimiz maydonozlari da ekleyip guzelce karistirip 15 dk dinlenmeye burakalim. Haydi bakalim hazir yemeye baslayalim. Afiyet olsun.

Sunday, August 23, 2015

Karin Deşen Aycan

unaydinnnn biz ne de olsa 2 saat gerideyiz 😉. Bugun son gunlerde videosunu izledigim bu muhtesem adini bilmedigimiz ama bizim karin deşen Aycan'imiz cok cok da lezzetliydi. Tarifi fotigraflarda. Ilk asama tereyag, sonra sucuk, sonra kasar peyniri ve ustune elbette bizim #freerange #egg lerimiz tuz ve yerken istege gore karabiber. Ben elbette kesilmis ust kisimlari ziyan etmemek icin firin tepsisine onlari da koyup kizarttim uzerine biber salcasi, zaytinyag, tuz ve bolca kekik ekip birlikte servis yaptim kizlar da ben de cok begendik 😉

Thursday, August 13, 2015

Costa Mare Turkbuku

Benim bu otele gelis amacim belli arkadaslarima kavusmak da diger insanlar neden gelir acaba? Ilk izlenimlerim hijyende sinifta kalmalari. Hem kadin hem de erkek tuvaletlerinde sabun yoktu. Sonra sabun icin epey bir bekledim. O arada restaurant kismina baktim da hijyen hakgetire. Dur bakalim dedim kendime daha ilk gunden bu kadar on yargili olma. Manzarasinin guzel olmasi sevindirici yani.

Sunday, June 28, 2015

Basitinden bir borek yapalim mi?

                         

Malzemeler:
> 1 adet yumurta (dogal olsun lutfen)
> 1 olcu erimis tereyag
> 1 olcu sivi yag
> 2 olcu su
> 1 olcu sirke
> 1 cay kasigi tuz
> Aldigi kadar un (hamur elinize yapismadigi ilk an)
> peynir, dereotu ve maydonoz (ici icin) ya da sogan ve tereyag ile kavrulmus ve uzerine maydonoz ve karabiler koyarak karistirilmis kiyma. Ben genelde kiymali yapiyorum.
> 1,5 su bardagi sivi yag (kizartmak icin)
Olcu dedik de olcuyu belirlemedik. Ben Pasabahce'den aldigim miniminnacik recel kaselerimi kullaniyorum. Miktar olarak bir yumurtalik gibi de dusunebilirsiniz.
Butun malzemeleri koyup bir guzel yuguralim, aman dikkat hamur elinize yapismadigi ilk an sizin icin hamurun tamamlanmis oldugu andir. Bundaki puf nokta mutlaka hamurun yagli kalmasi yani hamur goruntusu unlu degil de daha cok yagli olmasi.
Buyukce bir ceviz buyuklugunde parcalara ayiriyoruz muhtemelen 40 civarinda hamur cikacak. Onlari elinizde guzelce pogaca buyuklugunde yuvarlak acip icine peynir ya da kiyma harcimizi koyuyoruz ve sonra kenarlarini guzelce kapatiyoruz fotografta goruldugu gibi.
Sonra cok kizgin yagda kizartiyoruz. 

Afiyet olsun efendim.

Sunday, June 21, 2015

InnoCampus

          
InnoCampus projesine gonul veren gencleri tanimak beni cok mutlu ediyor. Onlari tanimaniz lazim diye dusundugum icin bu yaziyi sizinle paylasmak istiyorum. Daha once Belcika'da yasarken tanistim onlarla muhtesemler gercekten. Belcika'da da Turkish Connection Platform adi altinda cok guzel projelere imza atmisti bu gencler. InnoCampus tamamiyle gonul isi ile sekillendirilen bir proje. Kisaca projeyi tarif edersek bu genclerimizin agzindan:
InnoCampus; tasinabilir bir girisimcilik ve inovasyon (yenilik) platformudur. Bir gun icerisinde kurulup, sokulebilecek prefabrik yapilar olarak tasarlanmistir. Amacimiz Turkiye'nin degisik bolgelerdeki universitelerini gezmek ve her kuruldugu kampuste 1 ay boyunca inovasyon ve girisimcilik kampanyasi duzenlemektedir.
Katilimcilar:
* takimlar kurup yeni proje fikirleri uzerinde calisacak,
* girisimcilik egitimi alacak,
* ilham verici konusmalar dinleyecek,
* mentorluk ve danismanlik destegi alacak ve,
* bunyesindeki Fab Lab sayesinde prototip uretme imkani bulacaktir.
Buraya kadar bile dinlediklerimiz sanirim cok degerli universite ogrencilerimiz. Beni en cok ilham verici konusmalar ve mentorluk kismi heyecanlandirdi, neden mi maalesef bizim genlerimizde biraz cekingenlik var, guven eksikligimiz var. Ya da belki bu nesilden nesile farklilik gosterebilir ama kendi neslimde bu gercekten vardi. Bravo gencler.
Asagidaki fotograflar da size kampusumuzun nasil kuruldugunu tasindigini gorebilirsiniz:

InnoCampus kapsaminda yapilan projeler her sene sonunda bir sergide sergilenip ve bir yarisma sonucunda da odullendirilecektir. Ayrica kurulacak olan dijital platformlar sayesinde potansiyel katilimcilar InnoCampus kampuslere gelmeden once proje fikirleri ile basvurabilecek, takim arkadaslari bulabilecek, mentorluk ve KOBI destegi alabilecekler.
Amac, halihazirda universitelerde yurutulen girisimcilik ve inovasyon etkinliklerine entegre ve onlari tamamlayacak bir program olusturmak, bu etkinlikleri gelecekte daha da zenginlestirecek ortakliklarin universiteler, kulucka merkezleri, mentorlar, melek yatirimcilar ve ekosistemdeki diger aktif aktorlerin arasinda kurulmasina yardimci olmaktir. Cumleyi aynen yazdim cunku ozunu bozmak istemedim. Memet Unsal'a tesekkurler.
InnoCampus, dunyada de yayilmaktadir. Turkiye'nin farkli bolgelerini gezerken ayni zamanda AB fonlarini kullanarak Avrupa'dan ortaklar bulmak ve bu projeyi Avrupa'da da farkli universitelere goturmek InnoCampus gonullulerinin hedefleri arasinda. Bunu basarmakla yurtdisi ve Turkiye'deki universiteler arasindaki etkilesimi arttirmak hedefleniyor.
Ben tum bunlari yazarken bir yandan da dusunuyorum acaba bu InnoCampus projesinin Ilkogretim ayagi da olabilir mi? Ne de olsa agac yasken egilir demis atalarimiz.
Bu guzel calismayi universitenizde gormek istemez misiniz? Bu konuda yapacaginiz teksey InnoCampus yetkilileri ile temasa gecmeleri yeterli olacaktir. InnoCampus'un gencleri katilacak ogrenci sayisina gore her bolum icin teknokentlerin olmasina ozen  gosteriyorlar.
Universiteler bu is icin herhangi bir odeme yapmiyorlar, odeme islemi tamamiyle sponsorlar tarafindan saglaniyor. Universitelerden tek beklentileri bu projenin gerceklestirilmesi icin; kalinabilecek misafirhane, etkinlikler icin salon ve elbette etkinliklere ve projelere yogun katilim.
Asagidaki fotograflarda sponsorlardan bazilarini InnoCampus logosunu ve projeye gonul verenleri gorebilirsiniz.

Ben gencleri genelde muhendislerden olustugunu bildigim icin elbette sadece Muhendislik Fakulte'lerine mi destek goturduklerini sormustum onlarin bana cevabi elbette hayir oldu elbette amac farkli bolumdeki insanlari biraraya getirerek yaraticiliklarini ortaya cikartabilmek.
Benim merak ettigim sorulardan biri de yurt disindan gelen uzmanlar. Uzmanlarin projeye desteklerinde masraflari kimler tarafindan karsilaniyor ve uzmanlara herhangibir ucret odeniyor mu? Bu sorunun cevabi da cok guzel geldi bana uzmanlarin yol masraflari sponsorlar tarafindan karsilaniyor, zaten yukarida da belirttigim gibi uzmanlarin kalacak yerleri de universite tarafindan ayarlaniyor.
Kisacasi projede maddi beklentisi olan kimse calisamiyor. 
Simdiye kadar ki calismalara ornekler vermek gerekirse; Cukurova universitesinde 150 ogrencinin katilimiyla hatta burada bir ogrencinin bir notu InnoCampus gonullulerini cok etkilemis, sevgili ogrencimiz bu calismanin bir heves olmamasini ve devamini dilemis. Tabii boyle guzel calismalarin devamliligi Turkiye'deki gelisime acik sirketlerin destegi. Belki ilk 500e girmekle ovunuyorsunuz ama biraz da genclerimizin ellerinden tutmanizi diliyoruz sizlerden.
InnoCampus 2014 Kasim ayinda Kore'deki Innovation for Good konferansina (panasia.is) davet edilmis ve orada da katilimcilara proje detaylari ile anlatilmistir.
InnoCampus Avrupa Birligi'nin Horizon 2020 cagrisina bas vurmustur. Konsorsiyumun fon destegi kabul olursa, InnoCampus ekibi guney Avrupa ve Turkiye'deki okullari gezecek mobil fablab (yaplap) larin tasarlanmasi, kurulmasi ve atolye calismalarini kapsayan onemli bir is paketine liderlik edecektir.
InnoCampus'un bir sonraki duragi Izmir Ege Universitesi Bornova'da gerceklesecektir. 



InnoCampus'un calismalardan birkac fotograf goreceksiniz asagida. Ama benim onerim facebook sayfalarindan takip etmeniz. 

https://m.facebook.com/innocampus

Belki sizin de kardesinize, cocugunuza ya da kendinize bir faydasi olabilir. Belki de gonullu olarak egitmen olarak katilmak istersiniz haydi hepberaber destekleyelim bu projeyi.


Saturday, June 20, 2015

Erikli kuzu guvec


can erigine as erenler icin ve tum erik sevenler icin


Cok gezen mi cok okuyan mi bilir ben bilmiyorum ama gorduklerimden ornekler denemeyi de seviyorum. THYnin bu ayki dergisinde boyle bir tarif vardi bilmiyorum ayni mi ama kendi lezzetime uygun denedim ve nefis oldu.
Elbette ben tek kisilik yaptigim icin miktarlar az. 
250 gr Kuzu kusbasi
10 adet can erik
3 adet kucuk aci sivri biber - tatli da olabilir.
5 adet minik sogan
1 dis sarimsak
2 kasik salca
zeytinyag
tuz ve ilik su.
Tum malzemeleri guvecin icine koyuyoruz. Asagida sekillerle de gostermeye calistim. Sonra uzerine zeytinyag, salca, tuz ve ilik suyu iyice karistirarak hazirladigimiz yemegin uzerine dokuyoruz yavasca.

Salcali suyu uzerine doktukten sonra guvecin kapagini kapatip, 20-30 dakika (eti cok pismis ya da orta pismis sevme durumunuza gore) - 200 derece firinda pisiriyoruz. 


Pistikten sonra uzerine istediginiz miktarda kekik serpebilirsiniz. Tadi nasil mi? Cok eglenceli eksi ve aci birarada, etin lezzeti de muhtesem oldu, ozellikle kuzu eti yiyemeyenlerin denemelerini tavsiye edebilirim.
Bu arada guvec icin kucuk bir anlatimda bulunayim, guvecimi ben Kutahya'ya giderken Domanic'i daglarindaki koylulerden satin almistim, hani cesmelerde durursunuz ya iste onlardan birinin yaninda. Annemle ablamin destegi ile nasil kullanacagimi ogrendim. Oncesinde icini bir guzel yikayacaksiniz, sonra icini zeytinyag ile guzelce yaglayip 200 derecelik firinda isitacaksiniz. 10 dk tuttum ben.
Haydi bakalim bu cok basit ve cok lezzetli yemegi deneyin bakalim. Elbette oglum da bu aksam benimle yemekte haslanmis kuzu eti yedi ve ben kuzu etinin suyu ile de kendime kus kus yaptim 😄
Afiyet bal seker olsun.

Annem'in 77.ci dogum gununden anilarim



Bilirsiniz eskiden anne babalarimiz kiraz zamani, erik zamani ya da ilk cemreler dustugunde falan dogarlarmis ve bir sonraki kardesleri ile birlikte nufusa yazilirlarmis. Elbette benim annem de bu kural icersinde ve kiraz zamani dogmus, dogum gunu tam belli degil cunku muhtemelen Aydanur teyzemle birlikte 1,5 yil sonra falan nufusa yazilmis. Annecigim ben kendimi bildim bileli benim hic dogumgunu kutlamam olmadi der dururdu da bizler gene bunu ihmal ederdik. Annem cok vefakar bir kadin beni dogurdugunun ertesi gunu findik bahcesine gitmis, simdilerde boyle seyler artik pek kalmadi ama o zamanin sartlari boyle gerektirmis. Bir cogunuz elbette babamin da yillarca Parkinson hastasi oldugunu ve nasil bir ozel bakim gerektigini hepiniz biliyorsunuz, iste annem bu donemlerde de hicbir gun babami ihmal etmedi. Buyuk dayim derdi ki senin annen bir melek, gerekten de ben de ayni seyi hep dusundum benim annem bir melek.


Neyse annem icin gecikmis dogumgunu hazirliklarim cok uzun zaman once basladi, Ingiltere'de yasarken Istanbul'da bir organizasyon yapmak elbette cok kolay olmuyor. Once kimleri cagiracagima dair bir liste hazirladim ve bu listedeki kisilere facebook'tan mesaj yolladim, ilk olumlu cevap verenlerle kapali bir davet hazirladim facebookta. Ilk belirlemelerime gore sayimiz 60-100 arasinda degisiyordu.
Partimiz tamamiyle bir surpriz parti idi, belirledigim gunde maalesef yegenimin sinavi ve bir akrabamizin kizinin dugunu de olunca ben oglen yapmak istedigim organizasyonumu aksama kaydirdim.
Pasta siparisimi verdim, pastamiz arkadasim Ayhan Karel'in Karafirin'indan ve parti mekanimiz da gene arkadasim Salih Zeki Ceylan'in Atasehir'deki Cicek Izgarasinda.
Cicek Izgara sanirim bu tarz isler icin en uygun yer, elbette ben arkadas olmanin sinirsiz ozgurlugunden faydalandim. Saat 16:00'dan saat 22:00'ye kadar oradaydik, bu zaman zarfinda gelip geri donenler de oldu cunku salonun tamami bizim 73 yetiskin ve 3 cocuk misafirimizle tamamiyle dolmustu. Insan arkadaslarinin destegini boyle gunlerde gorunce cok daha mutlu oluyor. Biz corba, kofte, salata ve icecek ve de sinirsiz cay ve kahveyi iceren menumuze kisi 35 Lira verdik, elbette bu tamamiyle arkadas destegi, onca saat mekani kullandigimiz dusunulurse.Bu arada koftelerin tadi hala daha damagimda.
Eger Cicek Izgara Facebook sayfasina ulasmak isterseniz:
https://www.facebook.com/pages/Cicek-Izgara/165969386796609?pnref=lhc
Elbette sizin alacaginiz ucret benimki gibi olmayacak ama aile organizasyonlari icin muhtesem bir yer.
Pasta icin de 800 lira para odedik ve bu da gercekten olmasi gerekenin cok altindaydi. Cok ozel bir dizayn yapildi bizim icin annenim sevdigi lalelerden demetlerle suslenmis, biri cukulata ve fistikli ve digeri de meyvali iki pasta 77 sayisinin iki ayri ayagi. Heriki pasta da tum misafirlerden tam not aldi. Bir de Karafirin'da bir efsane olan profiterollu turta soylemistim onun da tadina bir gun sonra bakabildim ve gercekten de efsane olmayi hakeden bir lezzetle karsilastim.
Veee iste Karafirin linki:
Boyle gunler aileleri biraraya getirmek icin gercekten birebir. Annemin dayisi kalkip Corlu'dan geldi partimize ne kadar onemli benim icin anlatamam, annemin teyzesi aylardir hasta oldugu icin evinden cikamiyordu ve o da suslenip gelmisti, tabii bunda Cicek Izgara'nin yaslilar icin rahatca ulasilir olmasinin buyuk etkeni de vardi elbette. Annemin yarisi buyuk teyzem Giresun'a kuzenimin dugunune gitmisti o da annemin dogumgununden birgun once dondu, annemim bir kucugu teyzem canim o da Bandirma'daki evine gitmeyi erteledi ve Bandirma'da yazlikta olan teyzem de yazliktan o sabah bu guzel gune katilmak icin geldi ve ertesi gun geri dondu. Butun bunlar benim icin elbette cok onemli, aile olmak cok ozel birsey ve buna sahip olmak herzaman korumak da bir o kadar onemli. Keske hepimiz bu duygularla birbirimize yaklasak hayatta hep.
O gun sagolsun Salih Zeki bize onceden gidip salonu suslememize izin verdi, bizler erkenden gittik suslemeler yapmak icin sagolsun herkes guzel guzel susler getirdi ve elbirligi ile suslemelere baslanacakti ki ben acilen annemleri almak uzere yola ciktim o nedenle bu aradaki eglenceyi kacirdim. Yol boyunca annem gene siz neler ceviriyorsunuz diye diye gulerek gelyordu, ben de evleniyorum ama sen kabul etmezsin bir zenci ile evleniyorum deyince bari su biraz kahverengi olanlar var onunla evlenseydin dedi kahkahalastik. Ben giderken anneme beyaz sirin bir tac almistim onu hemen sacina takiverdik, kuzenim ile pespese iki araba cicek izgaraya dogru yaklastik. Sagolsun bu kuzenim ve esi de Corlu'dan gelmislerdi.
Salondan iceri girince annem cok sasirdi, hemen hemen bekledigimiz herkes gelmisti bir iki esnaf haric :), salondan iceri girer girmez herkes iyiki dogdun Yurdagul, iyi ki dogdun teyze, iyiki dogdun babaanne ve iyiki dogdun anne diye sarki soylemeye basladi bence herkesin icinden geldigi gibi soylemesi de cok keyifli oldu. 

Annem geldiktem hemen sonra pastamiz geldi ve biz gozlerimize inanamadik cok buyukkkk :), nereye koyacagimizi bilemedik. Pastayi getiren arkadas pastayi hemen buzdolabina koymamizi istedi ama onu koyabilecek buyuklukte bir buzdolabimiz yoktu Cicek Izgara'da. Dort kisi bir kosesinden tutarak pastayi iceri tasidilar ve once pasta ufleyip, parcalara ayirarak dolaba yerlestirmeye karar verdik. Bu konuda da kuzenim sagolsun bana cok destek oldu Bu arada annem pastayi uflerken elini altina tutuyordu nefesi pastanin uzerine gitmesin diye sonra bakti mum cok eli ile uzerlerine yelpaze yaparak sondurmeye calisti ne ince dusunceli degil mi?. 

Davete benim, ablamin annemin ve yegenimin arkadaslari yaninda nerdeyse Istanbul'daki ailem ve cok sevdigimiz komsularimiz da katildi, uzaklar girmisti araya ama sevgiler hala ayni ilk gunku gibiydi. Annem sanirim hayatinin en mutlu gunlerinden birini yasiyordu. Her kapidan giren misafiri gorunce ya da her ayrilan misafirde hemen ayaga kalkip karsiliyor ya da yolculuyordu. Ablam ve bana misafirlere oturacak yer ayarlayin diyordu, ah bizim tatli annemiz :). Isin guzel tarafi ne biliyor musunuz ailemizin gencleri de birbirini tanidi bu guzel gunde. 

Annem her dugunde ya da ozel gunlerde genelde altin takmasiyla meshurdur gonlu guzel annecigim, bunu bilen canim teyzelerim anneme dogum gunu hediyesi olarak altin almislar ve bu altinlari takmak icin de boynuna kirmizi bir kurdela astilar, ay cok komik bu kizlar cok seviyorum onlari gercekten. 
Bu dogum gunu icin Amazon'dan bir Misafir Defteri almistim, ona ilk ben yazdim ve uzerine de canim oglum Chapkin'in pati izini boyadim. Cok guzel bir fikirdi, herkes hazirlanmisti gelirken, kimisi kagida yazmis ne soylemek istedigini ve kimi de fotograflariyla gelmisti, ne guzel insanlarin birbirlerine boyle ozenmesi. Aile olmak, dost olmak ne guzel birsey............................
 Bunu anlamak icin illa benim gibi uzaklarda olmak sart degil elbette 😍

Cok guzel bir gunun ardindan tum gelen dostlarimiza, akrabalarima, bu gunu guzellestiren Cicek Izgara'ya, Karafirin'a, Cicek Izgara'nin muhtesem elemanlarina, Karafirin'in maille yazistigim soylemek istediklerimi tam tamina anlayan elemanlarina, pastayi getiren ve bozulacak diye uzuntuden kahrolan ama sonra pastayi once kesecegimizi duyan Karafirin elemanina, Cok guzel hazirlanmis cicek buketi icin Ciceksepetim.com a cok cok tesekkurler. Katilan herkesi cok opuyorum, cagirmak isteyip de maalesef yer sorunumuzdan dolayi cagiramadigimiz herkesten cok ozur diliyorum. 
Canim annem ve onun guzel cicek kardesleri ne olur herzaman gulun sizleri cok seviyorum. Birbirinizi hep sevin koruyun. Iyi ki hayatimizdasiniz. 
O gece saat 02:00'a kadar hediyelerini acti annem cok guzeldi hepsi birbirinden, cok tesekkurler. Annem bize cok tesekkur etti boyle guzel bir gun organize ettigimiz icin. Bence her aile boyle buyuk aile toplantilari yapmali zaman zaman.

Cok ozlediklerimi gormek bana cok iyi geldi, iyiki geldiniz canlarim. Opuyorum hepinizi. Ailemize yeni katilacak olan bebegimize de insallah hosgeldin diyebiliriz. Seygi ve mutlulukla kalin. 

Simdi hedefimde annemin o cok sevdigi cesmeyi yaptirmak var dilerim birgun hepinize o cesmeden kana kana su icmek nasib olur.