Sunday, June 28, 2015

Basitinden bir borek yapalim mi?

                         

Malzemeler:
> 1 adet yumurta (dogal olsun lutfen)
> 1 olcu erimis tereyag
> 1 olcu sivi yag
> 2 olcu su
> 1 olcu sirke
> 1 cay kasigi tuz
> Aldigi kadar un (hamur elinize yapismadigi ilk an)
> peynir, dereotu ve maydonoz (ici icin) ya da sogan ve tereyag ile kavrulmus ve uzerine maydonoz ve karabiler koyarak karistirilmis kiyma. Ben genelde kiymali yapiyorum.
> 1,5 su bardagi sivi yag (kizartmak icin)
Olcu dedik de olcuyu belirlemedik. Ben Pasabahce'den aldigim miniminnacik recel kaselerimi kullaniyorum. Miktar olarak bir yumurtalik gibi de dusunebilirsiniz.
Butun malzemeleri koyup bir guzel yuguralim, aman dikkat hamur elinize yapismadigi ilk an sizin icin hamurun tamamlanmis oldugu andir. Bundaki puf nokta mutlaka hamurun yagli kalmasi yani hamur goruntusu unlu degil de daha cok yagli olmasi.
Buyukce bir ceviz buyuklugunde parcalara ayiriyoruz muhtemelen 40 civarinda hamur cikacak. Onlari elinizde guzelce pogaca buyuklugunde yuvarlak acip icine peynir ya da kiyma harcimizi koyuyoruz ve sonra kenarlarini guzelce kapatiyoruz fotografta goruldugu gibi.
Sonra cok kizgin yagda kizartiyoruz. 

Afiyet olsun efendim.

Sunday, June 21, 2015

InnoCampus

          
InnoCampus projesine gonul veren gencleri tanimak beni cok mutlu ediyor. Onlari tanimaniz lazim diye dusundugum icin bu yaziyi sizinle paylasmak istiyorum. Daha once Belcika'da yasarken tanistim onlarla muhtesemler gercekten. Belcika'da da Turkish Connection Platform adi altinda cok guzel projelere imza atmisti bu gencler. InnoCampus tamamiyle gonul isi ile sekillendirilen bir proje. Kisaca projeyi tarif edersek bu genclerimizin agzindan:
InnoCampus; tasinabilir bir girisimcilik ve inovasyon (yenilik) platformudur. Bir gun icerisinde kurulup, sokulebilecek prefabrik yapilar olarak tasarlanmistir. Amacimiz Turkiye'nin degisik bolgelerdeki universitelerini gezmek ve her kuruldugu kampuste 1 ay boyunca inovasyon ve girisimcilik kampanyasi duzenlemektedir.
Katilimcilar:
* takimlar kurup yeni proje fikirleri uzerinde calisacak,
* girisimcilik egitimi alacak,
* ilham verici konusmalar dinleyecek,
* mentorluk ve danismanlik destegi alacak ve,
* bunyesindeki Fab Lab sayesinde prototip uretme imkani bulacaktir.
Buraya kadar bile dinlediklerimiz sanirim cok degerli universite ogrencilerimiz. Beni en cok ilham verici konusmalar ve mentorluk kismi heyecanlandirdi, neden mi maalesef bizim genlerimizde biraz cekingenlik var, guven eksikligimiz var. Ya da belki bu nesilden nesile farklilik gosterebilir ama kendi neslimde bu gercekten vardi. Bravo gencler.
Asagidaki fotograflar da size kampusumuzun nasil kuruldugunu tasindigini gorebilirsiniz:

InnoCampus kapsaminda yapilan projeler her sene sonunda bir sergide sergilenip ve bir yarisma sonucunda da odullendirilecektir. Ayrica kurulacak olan dijital platformlar sayesinde potansiyel katilimcilar InnoCampus kampuslere gelmeden once proje fikirleri ile basvurabilecek, takim arkadaslari bulabilecek, mentorluk ve KOBI destegi alabilecekler.
Amac, halihazirda universitelerde yurutulen girisimcilik ve inovasyon etkinliklerine entegre ve onlari tamamlayacak bir program olusturmak, bu etkinlikleri gelecekte daha da zenginlestirecek ortakliklarin universiteler, kulucka merkezleri, mentorlar, melek yatirimcilar ve ekosistemdeki diger aktif aktorlerin arasinda kurulmasina yardimci olmaktir. Cumleyi aynen yazdim cunku ozunu bozmak istemedim. Memet Unsal'a tesekkurler.
InnoCampus, dunyada de yayilmaktadir. Turkiye'nin farkli bolgelerini gezerken ayni zamanda AB fonlarini kullanarak Avrupa'dan ortaklar bulmak ve bu projeyi Avrupa'da da farkli universitelere goturmek InnoCampus gonullulerinin hedefleri arasinda. Bunu basarmakla yurtdisi ve Turkiye'deki universiteler arasindaki etkilesimi arttirmak hedefleniyor.
Ben tum bunlari yazarken bir yandan da dusunuyorum acaba bu InnoCampus projesinin Ilkogretim ayagi da olabilir mi? Ne de olsa agac yasken egilir demis atalarimiz.
Bu guzel calismayi universitenizde gormek istemez misiniz? Bu konuda yapacaginiz teksey InnoCampus yetkilileri ile temasa gecmeleri yeterli olacaktir. InnoCampus'un gencleri katilacak ogrenci sayisina gore her bolum icin teknokentlerin olmasina ozen  gosteriyorlar.
Universiteler bu is icin herhangi bir odeme yapmiyorlar, odeme islemi tamamiyle sponsorlar tarafindan saglaniyor. Universitelerden tek beklentileri bu projenin gerceklestirilmesi icin; kalinabilecek misafirhane, etkinlikler icin salon ve elbette etkinliklere ve projelere yogun katilim.
Asagidaki fotograflarda sponsorlardan bazilarini InnoCampus logosunu ve projeye gonul verenleri gorebilirsiniz.

Ben gencleri genelde muhendislerden olustugunu bildigim icin elbette sadece Muhendislik Fakulte'lerine mi destek goturduklerini sormustum onlarin bana cevabi elbette hayir oldu elbette amac farkli bolumdeki insanlari biraraya getirerek yaraticiliklarini ortaya cikartabilmek.
Benim merak ettigim sorulardan biri de yurt disindan gelen uzmanlar. Uzmanlarin projeye desteklerinde masraflari kimler tarafindan karsilaniyor ve uzmanlara herhangibir ucret odeniyor mu? Bu sorunun cevabi da cok guzel geldi bana uzmanlarin yol masraflari sponsorlar tarafindan karsilaniyor, zaten yukarida da belirttigim gibi uzmanlarin kalacak yerleri de universite tarafindan ayarlaniyor.
Kisacasi projede maddi beklentisi olan kimse calisamiyor. 
Simdiye kadar ki calismalara ornekler vermek gerekirse; Cukurova universitesinde 150 ogrencinin katilimiyla hatta burada bir ogrencinin bir notu InnoCampus gonullulerini cok etkilemis, sevgili ogrencimiz bu calismanin bir heves olmamasini ve devamini dilemis. Tabii boyle guzel calismalarin devamliligi Turkiye'deki gelisime acik sirketlerin destegi. Belki ilk 500e girmekle ovunuyorsunuz ama biraz da genclerimizin ellerinden tutmanizi diliyoruz sizlerden.
InnoCampus 2014 Kasim ayinda Kore'deki Innovation for Good konferansina (panasia.is) davet edilmis ve orada da katilimcilara proje detaylari ile anlatilmistir.
InnoCampus Avrupa Birligi'nin Horizon 2020 cagrisina bas vurmustur. Konsorsiyumun fon destegi kabul olursa, InnoCampus ekibi guney Avrupa ve Turkiye'deki okullari gezecek mobil fablab (yaplap) larin tasarlanmasi, kurulmasi ve atolye calismalarini kapsayan onemli bir is paketine liderlik edecektir.
InnoCampus'un bir sonraki duragi Izmir Ege Universitesi Bornova'da gerceklesecektir. 



InnoCampus'un calismalardan birkac fotograf goreceksiniz asagida. Ama benim onerim facebook sayfalarindan takip etmeniz. 

https://m.facebook.com/innocampus

Belki sizin de kardesinize, cocugunuza ya da kendinize bir faydasi olabilir. Belki de gonullu olarak egitmen olarak katilmak istersiniz haydi hepberaber destekleyelim bu projeyi.


Saturday, June 20, 2015

Erikli kuzu guvec


can erigine as erenler icin ve tum erik sevenler icin


Cok gezen mi cok okuyan mi bilir ben bilmiyorum ama gorduklerimden ornekler denemeyi de seviyorum. THYnin bu ayki dergisinde boyle bir tarif vardi bilmiyorum ayni mi ama kendi lezzetime uygun denedim ve nefis oldu.
Elbette ben tek kisilik yaptigim icin miktarlar az. 
250 gr Kuzu kusbasi
10 adet can erik
3 adet kucuk aci sivri biber - tatli da olabilir.
5 adet minik sogan
1 dis sarimsak
2 kasik salca
zeytinyag
tuz ve ilik su.
Tum malzemeleri guvecin icine koyuyoruz. Asagida sekillerle de gostermeye calistim. Sonra uzerine zeytinyag, salca, tuz ve ilik suyu iyice karistirarak hazirladigimiz yemegin uzerine dokuyoruz yavasca.

Salcali suyu uzerine doktukten sonra guvecin kapagini kapatip, 20-30 dakika (eti cok pismis ya da orta pismis sevme durumunuza gore) - 200 derece firinda pisiriyoruz. 


Pistikten sonra uzerine istediginiz miktarda kekik serpebilirsiniz. Tadi nasil mi? Cok eglenceli eksi ve aci birarada, etin lezzeti de muhtesem oldu, ozellikle kuzu eti yiyemeyenlerin denemelerini tavsiye edebilirim.
Bu arada guvec icin kucuk bir anlatimda bulunayim, guvecimi ben Kutahya'ya giderken Domanic'i daglarindaki koylulerden satin almistim, hani cesmelerde durursunuz ya iste onlardan birinin yaninda. Annemle ablamin destegi ile nasil kullanacagimi ogrendim. Oncesinde icini bir guzel yikayacaksiniz, sonra icini zeytinyag ile guzelce yaglayip 200 derecelik firinda isitacaksiniz. 10 dk tuttum ben.
Haydi bakalim bu cok basit ve cok lezzetli yemegi deneyin bakalim. Elbette oglum da bu aksam benimle yemekte haslanmis kuzu eti yedi ve ben kuzu etinin suyu ile de kendime kus kus yaptim 😄
Afiyet bal seker olsun.

Annem'in 77.ci dogum gununden anilarim



Bilirsiniz eskiden anne babalarimiz kiraz zamani, erik zamani ya da ilk cemreler dustugunde falan dogarlarmis ve bir sonraki kardesleri ile birlikte nufusa yazilirlarmis. Elbette benim annem de bu kural icersinde ve kiraz zamani dogmus, dogum gunu tam belli degil cunku muhtemelen Aydanur teyzemle birlikte 1,5 yil sonra falan nufusa yazilmis. Annecigim ben kendimi bildim bileli benim hic dogumgunu kutlamam olmadi der dururdu da bizler gene bunu ihmal ederdik. Annem cok vefakar bir kadin beni dogurdugunun ertesi gunu findik bahcesine gitmis, simdilerde boyle seyler artik pek kalmadi ama o zamanin sartlari boyle gerektirmis. Bir cogunuz elbette babamin da yillarca Parkinson hastasi oldugunu ve nasil bir ozel bakim gerektigini hepiniz biliyorsunuz, iste annem bu donemlerde de hicbir gun babami ihmal etmedi. Buyuk dayim derdi ki senin annen bir melek, gerekten de ben de ayni seyi hep dusundum benim annem bir melek.


Neyse annem icin gecikmis dogumgunu hazirliklarim cok uzun zaman once basladi, Ingiltere'de yasarken Istanbul'da bir organizasyon yapmak elbette cok kolay olmuyor. Once kimleri cagiracagima dair bir liste hazirladim ve bu listedeki kisilere facebook'tan mesaj yolladim, ilk olumlu cevap verenlerle kapali bir davet hazirladim facebookta. Ilk belirlemelerime gore sayimiz 60-100 arasinda degisiyordu.
Partimiz tamamiyle bir surpriz parti idi, belirledigim gunde maalesef yegenimin sinavi ve bir akrabamizin kizinin dugunu de olunca ben oglen yapmak istedigim organizasyonumu aksama kaydirdim.
Pasta siparisimi verdim, pastamiz arkadasim Ayhan Karel'in Karafirin'indan ve parti mekanimiz da gene arkadasim Salih Zeki Ceylan'in Atasehir'deki Cicek Izgarasinda.
Cicek Izgara sanirim bu tarz isler icin en uygun yer, elbette ben arkadas olmanin sinirsiz ozgurlugunden faydalandim. Saat 16:00'dan saat 22:00'ye kadar oradaydik, bu zaman zarfinda gelip geri donenler de oldu cunku salonun tamami bizim 73 yetiskin ve 3 cocuk misafirimizle tamamiyle dolmustu. Insan arkadaslarinin destegini boyle gunlerde gorunce cok daha mutlu oluyor. Biz corba, kofte, salata ve icecek ve de sinirsiz cay ve kahveyi iceren menumuze kisi 35 Lira verdik, elbette bu tamamiyle arkadas destegi, onca saat mekani kullandigimiz dusunulurse.Bu arada koftelerin tadi hala daha damagimda.
Eger Cicek Izgara Facebook sayfasina ulasmak isterseniz:
https://www.facebook.com/pages/Cicek-Izgara/165969386796609?pnref=lhc
Elbette sizin alacaginiz ucret benimki gibi olmayacak ama aile organizasyonlari icin muhtesem bir yer.
Pasta icin de 800 lira para odedik ve bu da gercekten olmasi gerekenin cok altindaydi. Cok ozel bir dizayn yapildi bizim icin annenim sevdigi lalelerden demetlerle suslenmis, biri cukulata ve fistikli ve digeri de meyvali iki pasta 77 sayisinin iki ayri ayagi. Heriki pasta da tum misafirlerden tam not aldi. Bir de Karafirin'da bir efsane olan profiterollu turta soylemistim onun da tadina bir gun sonra bakabildim ve gercekten de efsane olmayi hakeden bir lezzetle karsilastim.
Veee iste Karafirin linki:
Boyle gunler aileleri biraraya getirmek icin gercekten birebir. Annemin dayisi kalkip Corlu'dan geldi partimize ne kadar onemli benim icin anlatamam, annemin teyzesi aylardir hasta oldugu icin evinden cikamiyordu ve o da suslenip gelmisti, tabii bunda Cicek Izgara'nin yaslilar icin rahatca ulasilir olmasinin buyuk etkeni de vardi elbette. Annemin yarisi buyuk teyzem Giresun'a kuzenimin dugunune gitmisti o da annemin dogumgununden birgun once dondu, annemim bir kucugu teyzem canim o da Bandirma'daki evine gitmeyi erteledi ve Bandirma'da yazlikta olan teyzem de yazliktan o sabah bu guzel gune katilmak icin geldi ve ertesi gun geri dondu. Butun bunlar benim icin elbette cok onemli, aile olmak cok ozel birsey ve buna sahip olmak herzaman korumak da bir o kadar onemli. Keske hepimiz bu duygularla birbirimize yaklasak hayatta hep.
O gun sagolsun Salih Zeki bize onceden gidip salonu suslememize izin verdi, bizler erkenden gittik suslemeler yapmak icin sagolsun herkes guzel guzel susler getirdi ve elbirligi ile suslemelere baslanacakti ki ben acilen annemleri almak uzere yola ciktim o nedenle bu aradaki eglenceyi kacirdim. Yol boyunca annem gene siz neler ceviriyorsunuz diye diye gulerek gelyordu, ben de evleniyorum ama sen kabul etmezsin bir zenci ile evleniyorum deyince bari su biraz kahverengi olanlar var onunla evlenseydin dedi kahkahalastik. Ben giderken anneme beyaz sirin bir tac almistim onu hemen sacina takiverdik, kuzenim ile pespese iki araba cicek izgaraya dogru yaklastik. Sagolsun bu kuzenim ve esi de Corlu'dan gelmislerdi.
Salondan iceri girince annem cok sasirdi, hemen hemen bekledigimiz herkes gelmisti bir iki esnaf haric :), salondan iceri girer girmez herkes iyiki dogdun Yurdagul, iyi ki dogdun teyze, iyiki dogdun babaanne ve iyiki dogdun anne diye sarki soylemeye basladi bence herkesin icinden geldigi gibi soylemesi de cok keyifli oldu. 

Annem geldiktem hemen sonra pastamiz geldi ve biz gozlerimize inanamadik cok buyukkkk :), nereye koyacagimizi bilemedik. Pastayi getiren arkadas pastayi hemen buzdolabina koymamizi istedi ama onu koyabilecek buyuklukte bir buzdolabimiz yoktu Cicek Izgara'da. Dort kisi bir kosesinden tutarak pastayi iceri tasidilar ve once pasta ufleyip, parcalara ayirarak dolaba yerlestirmeye karar verdik. Bu konuda da kuzenim sagolsun bana cok destek oldu Bu arada annem pastayi uflerken elini altina tutuyordu nefesi pastanin uzerine gitmesin diye sonra bakti mum cok eli ile uzerlerine yelpaze yaparak sondurmeye calisti ne ince dusunceli degil mi?. 

Davete benim, ablamin annemin ve yegenimin arkadaslari yaninda nerdeyse Istanbul'daki ailem ve cok sevdigimiz komsularimiz da katildi, uzaklar girmisti araya ama sevgiler hala ayni ilk gunku gibiydi. Annem sanirim hayatinin en mutlu gunlerinden birini yasiyordu. Her kapidan giren misafiri gorunce ya da her ayrilan misafirde hemen ayaga kalkip karsiliyor ya da yolculuyordu. Ablam ve bana misafirlere oturacak yer ayarlayin diyordu, ah bizim tatli annemiz :). Isin guzel tarafi ne biliyor musunuz ailemizin gencleri de birbirini tanidi bu guzel gunde. 

Annem her dugunde ya da ozel gunlerde genelde altin takmasiyla meshurdur gonlu guzel annecigim, bunu bilen canim teyzelerim anneme dogum gunu hediyesi olarak altin almislar ve bu altinlari takmak icin de boynuna kirmizi bir kurdela astilar, ay cok komik bu kizlar cok seviyorum onlari gercekten. 
Bu dogum gunu icin Amazon'dan bir Misafir Defteri almistim, ona ilk ben yazdim ve uzerine de canim oglum Chapkin'in pati izini boyadim. Cok guzel bir fikirdi, herkes hazirlanmisti gelirken, kimisi kagida yazmis ne soylemek istedigini ve kimi de fotograflariyla gelmisti, ne guzel insanlarin birbirlerine boyle ozenmesi. Aile olmak, dost olmak ne guzel birsey............................
 Bunu anlamak icin illa benim gibi uzaklarda olmak sart degil elbette 😍

Cok guzel bir gunun ardindan tum gelen dostlarimiza, akrabalarima, bu gunu guzellestiren Cicek Izgara'ya, Karafirin'a, Cicek Izgara'nin muhtesem elemanlarina, Karafirin'in maille yazistigim soylemek istediklerimi tam tamina anlayan elemanlarina, pastayi getiren ve bozulacak diye uzuntuden kahrolan ama sonra pastayi once kesecegimizi duyan Karafirin elemanina, Cok guzel hazirlanmis cicek buketi icin Ciceksepetim.com a cok cok tesekkurler. Katilan herkesi cok opuyorum, cagirmak isteyip de maalesef yer sorunumuzdan dolayi cagiramadigimiz herkesten cok ozur diliyorum. 
Canim annem ve onun guzel cicek kardesleri ne olur herzaman gulun sizleri cok seviyorum. Birbirinizi hep sevin koruyun. Iyi ki hayatimizdasiniz. 
O gece saat 02:00'a kadar hediyelerini acti annem cok guzeldi hepsi birbirinden, cok tesekkurler. Annem bize cok tesekkur etti boyle guzel bir gun organize ettigimiz icin. Bence her aile boyle buyuk aile toplantilari yapmali zaman zaman.

Cok ozlediklerimi gormek bana cok iyi geldi, iyiki geldiniz canlarim. Opuyorum hepinizi. Ailemize yeni katilacak olan bebegimize de insallah hosgeldin diyebiliriz. Seygi ve mutlulukla kalin. 

Simdi hedefimde annemin o cok sevdigi cesmeyi yaptirmak var dilerim birgun hepinize o cesmeden kana kana su icmek nasib olur. 













Arjen Robben

Arjen Robben, 23/01/1984 Bedum - Hollanda dogumlu. Bayern Munich'de 10 numarali formasi ile forvet arkasi kanat oyuncusu. Ulkesinde iki kez yilin futbolcusu secilmis. Alcak gonullu guzel insan.

17 Haziran sabahi Istanbul'dan Birmingham'a gelmek uzere havaalanina gelmistim. Istanbul trafigi malum, kimse benim yuzumden uzun sure trafikte kalmasin diye epey de bir erken gelmistim, sagolsun Ozcan abim beni rahat bir yolculukla havaalanina birakti. THY nin Business Lounge'inda otururken birden aklima Metin'in birkac gun once facebookta cok begendigini anlattigi bir roman aklima geldi ve onu almak icin disari ciktim. O arada biraz da alis veris yaptim ve tekrar THY'nin Lounge'ina geldim. Cok kalabaliklasmisti bir yarim saat farkla. Bos buldugum bir yere oturdum ve meger oturdugum yerin karsisinda Arjen Robben ve ailesi oturuyormus. Bana siradan Bodrum ya da Antalya'dan tatilden donen bir aile gibi geldiler. Kiyafetler falan cok sade Arjen bir beyaz t-shirt giymisti altinda da penyeden lacivert mavi arasi bir sort. Esi ise mini bir yaz elbisesi. Ayagini burkmus hafif topalliyor ve ayaginda parmak arasi terlikler. Son derece sade makyaj falan sifir. Yani tam benlik rahat bir aile. Ben klasik tarzimla bir yandan aileye bakiyorum bir yandan da yandaki Kore'li arkadaslarimin kaba saba konusmalarini ve yeme icmelerini izliyorum. Sonra birsey oldu ugultu halinde konusmalar basladi bu arada da Arjen kendine yemek almaya gitmisti. Donmesiyle insanlar sira ile fotograf cektirmeye basladilar. Ben bu da kim dedim elbette :). Bu arada oturdugum yerde  fotografini cektim. Yemegini aldi ama yemeye ne firsat, herkes gelip fotograf cektirmek istiyor ve isin guzel tarafi hic yuzunu dahi burusturmadan kalkip herkesle fotograf cektiriyor. Bu arada ben de asagida gizlice cektigim fotografini bir paylasivereyim.

Ben de kim oldugunu ogrendikten sonra, Arjen'in gene yemek almaya gittigi bir anda kitabimi esine birakarak Arjen'in imzalamasini rica ettim. Bu guzel adam daha fazla rahatsiz edilmemeyi hakediyor diye dusundum cunku yemegini bile yiyemedi kiyamam yazik. Neyse ben esine kitabimi birakarak yerime oturdum bu arada cocuklari da cocuk parkinda diger yolcularin cocuklari ile oynuyordu. Arada bir meksikali falan oldugunu tahmin ettigim bir cocuk geldi cocuklarla ilgili birseyler anlatti ve Arjen onu dikkatle dinledi ve hafif bir gulumseme belirdi yuzunde. Kitabim imzalanmisti esi o guzel gulen yuzuyle kitabi bana birakti tam zamaninda cunku artik ucaga binis zamanim yaklasmisti. Iste kitabim ve imzam. Paylasmadan olmaz degil mi ama :)

Kitabim tam zamaninda geri geldi, guzel esi kitabimi bana verirken icten bir gulumseme vardi yuzunde. Artik binis saatim yaklastigi icin esyalarimi koltugumda birakip tuvalete dogru gittim. Ben icerdeyken disarida el yikayanlar arasinda bicir bicir konusan bir cocuk vardi gormeden sevdim keratayi cikinca baktim Arjen'in kucuk oglu. Adin ne dedim Hi dedi ben de hi dedim :). Sonra annesi de Hi diye hitab edince cocugun adinin bu ya da buna cok yakin birsey oldugunu anladim. 
Yerimize dondukten sonra esyalarimi toparlarken cocuk parkindan muthis gurultuler geliyordu ve Arjen surekli parmagini agzina goturup sisst diyordu gulerek :). Bir de guzel bir aile fotograflarini paylasayim sizinle.

Bu yaziyi paslasmamin tek bir nedeni var. Arjen'in ve ailesinin alcakgonullugugu. Havaalanlarindan cok geciyorsaniz eger eminim sizler de bircok unlumuzle karsilasiyorsunuz. Agir makyajlar, yanlarina yaklasmaya kalksaniz mesafeler. Biraz ornek alsinlar. Maalesef bizim insanimizda hep sadrazamin sol t.....gindan dusme havasi var, haydi inin biraz yerlere havalardan kucaklayin sizi seven insanlari. 

Not: Robben icin genel bilgileri ve ilk fotografi wikipedia TRden aldim ve aile fotografini da pressandjournal.co.uk wwb sitesinden aldim.