Bu fotografta gordugunuz ailemizin cinarlari artik hayatta degil. Soldan saga babacigim, annemin amcasi Mustafa Efendi, onun yanindaki annemin babasi ve en sondaki de enistem Ilhan. Babam ve enistem parkinson hastasiydi ama ikisi de parkinsondan olmedi.
Asil anlatacagim hikayeye geleyim. Biz ben universiteyi ilk kazanamadigim sene Gebze'deki Cayirova Ziraat okulunda oturuyorduk. O sene cok uzuntuler geldi ust uste. Annem ameliyat oldu, babacigim hasta ablam uzakta falan filan. Ben tabii beklenen performansi veremedim ve de kazanamadim. Gebze postanesinden sonuclarimi aldim geliyorum zaten agliyorum ve yolda uc kizi olmasina ragmen "kiz dusmani" Mahmut amca ile karsilastim. Bana ne yaptin bakayim dedi. Kazanamadim dedim en urkek sesimle. O da bana bahhhh hep oglanlar kazaniyor dedi nispet yapar gibi. O sene de Cayirova'dan iki arkadasim Makina Fakultesini kazanmislardi biri ITU digeri ODTU. Eve kendimi nasil attim bilemiyorum. Cok kotuydum hemen babamin dizinin dibine oturdum o titreyen eliyle basimi oksadi. Kizim dedi Mahmut ancanin lakabi ne Ayiiiiik dedim (simdiler de kotu insanlara iyi hayvanlarin lakab olarak takilmasina kesinlikle karsiyim).
Sonra ben cok calistim ve tekrar iki asamali sinavima girdim. Sinavda her yaptigim sorunun dogru oldugunu anliyordum. Sadece 1 matematik yanlisim vardi. Hatta dersane hocam Yildiray bey inanmamisti aslinda en iyi ovrencisiydim.
Sinav sonucumu Giresun'da en kucuk teyzemin dugun gunu ogrendim butun ailem oradaydi herkes beni kucaginda tasimisti cok guzel bir gundu. Hemen Mustafa Efendi Amca'min evine kostum mujde vermek icin okumamiz onun icin de cok onemliydi. Bu fotograf o sene cekilmisti. Mustafa Efendi ancam beni sirtinda ust kata kadar tasidi tum yalvarmalarima ragmen. Sonra gelininden yani en buyuk teyzemden bir kahve yapmasini istedi ve o kahvenin tadini asla unutmam ictigim en lezzetli orta sekerli kahveydi neden biliyor musunuz kahveyi bana servis eden de Mustafa Efendi amcamdi. Evinde tum Giresun'a velen mebus uyelerini agarlayan tum koyun onunde tir tir titredigi bu dag gibi adam benim gibi minnacik bir kizin basarisinin onunde yerlere kadar egilmisti. O zamanlar 40 kilo falandim boy 1:50. Nereyi mi kazandim iste orasi ilginc ben hatirlamiyorum bile boyle bir tercih yaptigimi ITU Makina 😊. Isteyerek yapmadim bu tercihi ama isimi cok sevdim, sanirim cok da basarili oldum. O kahve bana 40 yil basari getirdi sanirim.
Sunday, November 8, 2015
Bir kahvenin 40 yil basari oykusu
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
Cok guzel canim. Allah hepsine rahmet eylesin, nur icinde yatsinlar. Senin de basarilarin hep devam etsin, hep mutlu ol. Sevgiler.
ReplyDeleteTesekkurler canim. Amin.
ReplyDeleteAycancim gercekten cok guzel bir yazi olmus. Kariyerinin sirrini ogrenmis olduk.
ReplyDeleteCanimsin cok tesekkur ederim 😊
ReplyDeleteCanimsin cok tesekkur ederim 😊
ReplyDeleteDaha nice 40 yıllar... Mustafa efendi amca köyde olmasına rağmen çok okuyan aydın bir kişiydi... Bize de kitap okumamızı önerirdi... Hepsi nur içinde yatsınlar....
ReplyDelete